8.4.6. KİMYA ENDÜSTRİSİ

Kimya Endüstrisi ve önemi

  • Kimya endüstrisi; plastik, sabun, deterjan, çamaşır suyu, gübre, petrokimya, ilaç, boya ve vernik vb. gibi çeşitli kimyasal hammadde ve tüketim ürünlerinin üretiminin gerçekleştirildiği tesislerden (fabrikalardan) oluşmaktadır.
  • Kimya endüstrisi gerek ülkemiz için gerekse tüm dünya için stratejik öneme sahiptir. Bunun temel sebebi hemen her sektöre hammadde ve ara mal sağlamasıdır. Enerji, tekstil, sağlık, elektronik, inşaat, gıda, ulaştırma, kozmetik ve tarım gibi alanlara sağladığı ürünler nedeniyle ülkemizde ve diğer ülkelerde önemli bir konuma sahiptir.
  • Kimya endüstrisi hammadde ve ürün sağlar.
  • Bir ülkenin ürettiği ürünlerin başka ülkelere satılmasına ihracat denir.
  • Bir ülkenin başka bir ülkenin ürettiği ürünleri satın almasına ithalat denir.
  • Türkiye kimya endüstrisine atılım yapan ülkeler arasındadır. Ancak sektör ithalata bağımlı durumdadır.
  • Türkiye’de kullanılan hammaddenin %70’i ithal edilmekte, %30’u yerli üretimle karşılanmaktadır.
  • İthal ettiğimiz ürünler genelde ileri teknoloji ürünleridir. İhraç ettiğimiz ürünlerin ise katma değeri düşüktür.
  • Ülkemizde bor hariç birçok hammadde ithal edilmektedir. Dünya’daki bor rezervlerinin %65’i ülkemizde bulunmaktadır.

Aşağıda kimya sektöründeki ihracatımıza ait grafik yer almaktadır.

Aşağıda kimya sektöründeki ithalatımıza ait grafik yer almaktadır.

Türkiye’de kimya endüstrisinin gelişimi:

  • Cumhuriyetin ilanından önce sabun, temizlik vb. ürünler üreten birkaç adet üretim tesisi vardı.
  • Cumhuriyetin ilanından sonra ülkemizdeki sanayi kollarının geliştirilmesi için çalışmalar yapılmıştır.
  • 1934-38 yıllarında Birinci Beş Yıllık Sanayileşme Planı hazırlanmıştır. Bu plan doğrultusunda ülkenin çeşitli yerlerinde şeker, dokuma, maden, selüloz ve seramik fabrikalarının kurulması plana bağlanmıştır.
  • 1950’lerden sonra ise ulaşım olanaklarının gelişmesi, nüfusun artarak kırsal kesimden şehirlere göç eden iş gücü potansiyeli, özel sektörün sanayiye yatırım yapması gibi etkenler sanayinin gelişmesini ve çeşitlenmesini sağlamıştır.
  • 1961 yılında İzmit’te kurulan rafineri LPG, motorin, fuel oil, jet yakıtı, gaz yağı üretmeye başlamış ve üretimin bir kısmını da ihraç etmiştir. İzmit’teki rafineri dışında İzmir Aliağa’da, Mersin Ataş’ta, Batman ve Kırıkkale’deki rafineriler, ülkemizde plastik, lastik ve sentetik eşya üretimini arttırmıştır.
  • Yapay gübre ile çeşitli kimyasal madde asitlerinin üretimi de 1970’lerden sonra önemli bir gelişme göstermiştir. İzmit’teki klor ve kostik soda fabrikası; Karabük’te asit, sülfürik, amonyum, sülfat, naftalin üreten kuruluşlar; Bandırma’daki sülfürik asit ve borik asit fabrikaları bunlara örnek verilebilir.
  • 1980’den sonra şehirlerin çevresinde küçük sanayi siteleri açılmıştır. İlaç sanayisine ait olanlar İstanbul ve yakın çevresinde toplanmıştır. Boya sanayisi ise İstanbul, İzmir ve Mersin’dedir. Bu dönemde ihracat ve ithalat gelişmiş tekstil, otomotiv ve petrol ürünleri gibi pek çok alanda üretim artmıştır.
  • Kimya endüstrisinde çalışan firmaların çoğu İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Adana, Gaziantep ve Ankara’da toplanmıştır.
  • Marmara bölgesinde; petrokimya, ilaç, boya, temizlik ürünleri üretimi yaygındır.
  • Akdeniz bölgesinde; soda, bikromat, gübre ve petrol ürünleri üretimi yaygındır
  • Ege bölgesinde petrol ürünleri üretimi yaygındır
  • Karadeniz bölgesi, gübre sanayi yaygındır.

Türkiye’de kimya endüstrisinin gelişim basamakları:

  • 1911 İlk çimento fabrikası yılında açıldı.
  • 1918 Ülkemizde kimya enstitüsü ilk mezunlarını verdi.
  • 1921 Makine ve kimya endüstrisi kurumu
  • 1923 Şeker fabrikası kuruldu.
  • 1935 Paşabahçe cam Fabrikası
  • 1938 Gemlik suni ipek fabrikası
  • 1945 İzmit kağıt sanayi
  • 1962 Kütahya Azot sanayisi
  • 1967 Bandırma borik asit ve boraks fabrikası.
  • 1975 Mersin soda fabrikası
  • 1985 İzmir Aliağa petrokimya fabrikası

Kimya endüstrisinin gelişmesi için yapılması gerekenler

  • Ham madde iyi değerlendirilmeli
  • Araştırma ve geliştirme çalışmalarına önem verilmeli
  • Katma değeri yüksek ürünler üretilmeli
  • Ham madde ve ara üründe dışa bağımlılık azaltılmalı
  • İhracata dayalı politikalar benimsenmeli

Kimya Endüstrisinin Gelişimine Katkı Sağlayan Kurum ve Kuruluşlar

Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD): Kimya sektöründeki işletmelerin birlikte hareket etmesini sağlamakta, işletmeleri Dünya’daki ve Türkiye’deki kimya alanında yapılan çalışmalardan haberdar etmektedir.

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE): Türkiye’nin ağır silah ve dövme çelik üretimi yapan ilk kurumudur. Bu kurum, roket, patlayıcı, makine ekipmanı gibi pek çok alanda işletmeye sahiptir.

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kimya Enstitüsü: Türkiye’deki güvenlik güçlerinin ve savunma sanayisinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ürün geliştirmektedir. Bu kurum, parmak izinin belirlenmesinde kullanılan tozları üretip ilaç, kömür, enerji gibi pek çok alanda çalışmalar yapmaktadır.

Roketsan: Türkiye savunma sanayisi için uçak, füze, kaliteli yakıt üreten bir kuruluştur. Savunma sanayisi alanında pek çok ürün üreterek ülkemize hizmet etmektedir.

Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (Boren): Türkiye’de ve Dünya’da bordan yapılan ürünlerin ve bu alandaki teknolojilerin geniş bir şekilde kullanımının sağlanması, yeni bor ürünlerinin üretimi ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmalar yapan bir kuruluştur.

Ayrıca Tüpraş, Petkim, Türk Standartları Enstitüsü(TSE), Kimyagerler Derneği, Türkiye Kimya Derneği gibi kuruluşlarda bulunmaktadır.

Kimya Endüstrisindeki Meslek Dalları

Kimyagerlik: maddelerin kimyasal nitelikleri, molekül yapıları ve her cins kimyasal örneğin analizi konusunda çalışmalar yapan meslek dalıdır. Kimyagerler; ilaç, deterjan, içecek, gübre, boyar madde gibi güncel hayatta yaygın olarak kullanılan tüketim malzemelerinin sentezini gerçekleştirirler.

Kimya mühendisliği: Maddelerin kimyasal yapılarının, enerji içeriklerinin veya fiziksel hâllerinin değişime uğradığı aşamaların geliştirilmesi ve uygulanması ile ilgilenen çok yönlü bir mühendislik dalıdır. Kimya mühendisleri, kimyagerlerin çalışmalarını ekonomik ve büyük ölçülerde ürünlere dönüştürmek için gerekli üretim süreçlerini ve fabrikaları tasarlar.

Kimya teknisyenleri: Her türlü kimyasal ham maddenin üretimi, kalite kontrolü ve analizinde araştırma-geliştirme laboratuvarlarında kimya mühendislerinin ve kimyagerlerin denetimi altında çalışan kişilere verilen unvandır. Kimya teknisyeni dışında kimya endüstrisi alanında çalışan pek çok teknisyen vardır. Proses, petrokimya, rafineri, boya, lastik, deri teknisyenleri bunlardan bazılarıdır.

Ziraat mühendisliği: Bitkisel üretim ve hayvansal üretimin yanında süt teknolojisi, tarımsal biyoteknoloji, tarım makineleri, kültür-teknik, toprak bilimi ve bitki besleme, tarım ekonomisi, tarım ürünleri teknolojisi, bitki koruma, alanlarında uğraş veren mühendislik dalıdır.

Gıda mühendisliği: Bilimsel bilgiler ve mühendislik bilgileri yardımıyla gıdaların güvenilir bir şekilde üretimini, hazırlanmasını, işlenmesini, paketlenmesini, dağıtılmasını sağlayan ve gıdalardan uygun bir şekilde yararlanmayı sağlayan mühendislik dalıdır.

Petrol mühendisi: Doğal gaz ve petrol aranması, üretimi, taşınması, depolanması ve işletilmesi ile ilgili konularda çalışmalar yapar.

Biyokimyager: Fizik, kimya ve biyoloji tekniklerinden yararlanarak canlıların yapısal ve kimyasal yapılarını inceleyen bilim dalıdır. Genetik ilaçların etkisini inceleyen ve kimyasal değişiklikler konusunda araştırma yapan kişilere denir.

Maden mühendisi: Madenlerin bulunması, çıkarılması ve zenginleştirilmesi konularında çalışma yapan mühendislik dalıdır.

Uzman tıp doktorluğu: Tıbbi ilaç ve kozmetik ürünlerin üretiminde biyo–kimya alanında çalışırlar.

soruyurdu.com’dan alıntıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir